Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
sordum, niçin nazlısınız?dedi; bu, tedbir almaktır sordum, tedbirin gereği nedir?dedi; aşkı yoklamaktır sordum, buna gerek var mı?dedi; bu işte lazımdır
sordum gönlünüz geniş mi?dedi; gönülsüzler vardır sordum, zayıflar ne olacak?dedi; vefa, taşımaktır. sordum, mahrum olan kimdir?dedi; münkir,munafıktır. sordum,mahrumiyet neden?dedi; bu, bir Hükm-i Hak’tır sordum, mesleğiniz nedir?dedi; çözüp bağlamaktır.. sordum, çözmek nasıl olur?dedi; kalbi boşaltmaktır.. sordum, kalbin işi nedir?dedi; aşkla ağlamaktır.. sordum aşkın sırrı nedir?dedi; yarde yok olmaktır.. sordum yarin isteği nedir?dedi; samimi olmaktır.. sordum, samimiyet nedir?dedi; hep yare bakmaktır.. sordum, bu nasıl olacak?dedi; nefsi bırakmaktır… sordum, asıl dava nedir?dedi; has kulluk yapmaktır.. sordum, bunun yolu nedir?dedi; Habib’e (sav) uymaktır… sordum, tavsiyeniz nedir?dedi; zikre sarılmaktır.. sordum, zikrin aslı nedir?dedi; Allah’LA olmaktır.. sordum buna çare nedir?dedi; dostunu bulmaktır.. sordum dostlar neyi sever?dedi; hizmete koşmaktır.. sordum, hizmetten gaye nedir?dedi; nefsini kırmaktır.. sordum işin aslı nedir?dedi; mert insan olmaktır…
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.
Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben, gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmemektedir...